Karaburun Görseller&Tarihçesi

Kalkolitik Dönemden günümüze uzanan medeniyet.....

İlk çağda MİMAS adıyla bilinen Karaburun da yapılan arkeolojik kazılar yerleşik hayatın Kalkolitik döneme (M.Ö.5500-3500) kadar uzandığını gösteriyor.Kalkolitik taş ve maden çağlarını yaşayan bu yarımada'da antik çağda İon medeniyeti hüküm sürdü. 12 İon kentinden biri olan Erythrai (ERİTRE) antik kentinin kalıntıları burada görülür.

Yarımada'da ilk varlık gösterenler Hititler olmuştur.Hititlerin ardından sırası ile bölgeye Yunanlılar,Persler,Romalılar ve Bizanslar egemen olmuştur.Antik dönemde bölgedeki Erythrai kenti sayesinde oldukça önemli bir kültür ve ticaret merkezi durumuna gelen yarımada'da Helenistik ve Roma döneminde önemini kaybetmiştir.Bizans döneminde ise eski canlılığını geri kazanmıştır.

Karaburun'un Yunan Mitolojisinde de sıkça yer aldığını görmekteyiz. Mitolojide rüzgarlı Mimas olarak geçen "Mimas Dağı", bugün Bozdağ diye adlandırdığımız dağdır.Bu dağın Mimas olarak adlandırılması,"mitolojik tanrılarla savaşan gigantların (devler) başında yer alan ve tanrı Zeus'u çok zorlayan Mimas isimli devin , üzerine erimiş demir , çelik ve bakır dökülerek öldürüldüğü ve bir daha uyanmamak üzere söz konusu dağların altına gömüldüğü" hikayesine dayanmaktadır.

Gene Narkissos adını alan ve bugün aynı özelliklerle sadece Karaburun Yarımadası'nda yetişen "Nergiz" çiçeği arasında bir bağ kurulmaktadır.Bir su birikintisinde kendi aksini gördükten sonra kendisine aşık olan Narkissos' un aşkından eriyerek Nergiz çiçeğine dönüştüğü anlatılmaktadır.

Günümüzde Karaburun , virajlı yolu ile bilinir.Her virajı döndüğünüzde karşınıza dantel gibi işlenmiş koylar çıkar.Bakir kalmış büyüleyici güzellikte tam bir sahte cennettir.

 

© 2014 Dostlar Konukevi
ICON Algı Yönetimi ve Bilişim Sistemleri